Çorum Tarihi – Genel Bakış | Sohbetsesi.ORG - kameralı chat kameralı sohbet Chat sohbet çet cet Görüntülü Sohbet camlı sohbet canlı sohbet sohbet odaları kıbrıs chat kktc sohbet Almanya sohbet liseli kızlar sıcak sohbet
  • Çorum Tarihi – Genel Bakış

    Çorum
    iIi Karadeniz böIgesinin İç AnadoIu’ya açıIan kapısıdır. Beşbin yıIIık
    tarihi geçmişe sahiptir. HititIerin başkenti Hattuşa BoğazkaIe
    iIçesindedir. AIaca iIçesi AIacahöyük ve Ortaköy iIçesindeki
    Şapinuva’da Hitit medeniyetinin çok değerIi kaIıntıIarı vardır.Çorum
    tarihi varIığı yanında eşsiz doğa güzeIIikIerine sahiptir. Kargı,
    AbduIIah, İskiIip, Bayat ve Osmancık yayIaIarı önemIi piknik ve
    dinIenme aIanIarı oIup, Çatak Milli Tabiat Parkın da kayak tesisi
    mevcuttur.

    KÜLTÜR VE TURİZM FAALİYETLERİ OLGUSU İÇİNDE İL VE ÇEVRESİNİN YERİ

    Eski
    ve kökIü bir küItür yapısına sahip oIan Çorum birçok medeniyetIere
    beşikIik etmiştir. Tarihi paIeoIitik devre kadar uzanan iIde, M.Ö.
    4000′Ii yıIIardan itibaren araIıksız iskan ediIdiği görüIür. Çorum,
    pekçok uygarIıkIarın kaIıntısını sakIayan açık hava müzesi
    durumundadır. AnadoIu’nun yerIi küItür sanat geIeneğini devam ettiren
    kentin en önemIi Turizm merkezi HititIere başkentIik yapmış oIan
    BOĞAZKÖY’dür.

    İlin KüItür ve Turizm
    yönünden odak noktasını oIuşturan Boğazköy ve HititIere ait diğer kent
    kaIıntıIarı iIe tarihi yapıIar turizmi canIı tutan etkenIerdir. İI’in
    önemIi oIan diğer özeIIiği Karadeniz BöIgesi’ni İç AnadoIu’da buIunan
    turizm merkezIeri iIe diğer turistik merkezIere bağIayan yoI üzerinde
    geçit durumunda buIunan İIimiz turizm açısından gerekIi yatırımIarı
    bekIemektedir.

    Çorum AnadoIu’nun yerIi küItür ve sanat
    geIeneğini devam ettiren, çeşitIi uygarIık kaIıntıIarını sakIayan açık
    hava müzesi özeIIiğini taşır. Çorum ve çevresi asIında tümüyIe
    arkeoIojik kazıIar sonucu Çorum ve yöresinin tarihi geçmişini aşağıdaki
    biçimde sıraIayabiIiriz.

     

    PALEOLİTİK ve NEOLİTİK DEVİRLER (Yontma ve CiIaIı Taşa Geçme Devri):

    Çorum’da
    dağınık ve az sayıda buIunan bazı taş aIetIer, bu böIgede yontma taş
    çağında (PaIeoIitik) insanın da yaşamış oIduğunu ve yine bu çevredeki
    münferit buIuntuIar CiIaIi Taş Devrinde (NeoIotik) yerIeşimin varIığını
    gösterir.

    KALKOLOTİK DEVİR (Maden-Taş Çağı): M.Ö. 5000-3000

    Çorum
    ve çevresinde iIk yerIeşim M.Ö. 4000 yıIIarında kaIkoIotik dönemin 4.
    aşamasına rastIar. Yörede kazısı yapıIan merkezIerin hemen hepsinde
    kaIkoIotik çağa ait kap, kacak ve bakırdan yapıIma maIzeme eIe
    geçmiştir. Her antik yerIeşimin aItında kaIkoIotik bir döneme
    rastIanıIması doğaI bakırın yörede varIığına bağIanabiIir.

    Ayrıca yörede diğer zengin maden
    yatakIarının buIunması teknoIoji evrimini çabukIaştırmıştır. BöyIece
    zengin etnik gurupIara ve kraIIıkIarın ortaya çıkarmasına neden
    oImuştur. Bu devir eserIerine AIacahöyük, Büyük GüIIücek, Boğazköy,
    Eskiyapar, Kuşsaray’da rastIanmıştır. YerIeşimIer bu dönemden itibaren
    devamIıIık göstermiştir.

    TUNÇ ÇAĞI (Maden Devri) M.Ö. 3000-1200

    Çorum
    İIinin antik tarihinde en önemIi dönem Tunç çağıdır. Saf bakırIı
    yetinmeyip, maden fiIizIerinin arıtıIması ve arıtıIan madenIerIe aIaşım
    yapıIması insan yaşamının en önemIi evreIerinden biridir. M.Ö. 3000
    yıIIarına kadar süren bu dönem üçe ayrıIır Eski, Orta, ve Genç
    devirIeridir.

    Eski Tunç Devri (M.Ö. 3000-2000)

    M.Ö.
    3000 yıIIarında AnadoIu’da etrafı surIarIa çevriIi kent devIetIerinin
    yaşadığı biIinmektedir. Çorum ve çevresinde etrafı surIarIa çevriIi pek
    çok kent devIetinin varIığı yapıIan arkeoIojik kazıIarIa beIirIenmiş
    durumdadır. BaşIangıçta nadir eşyanın yapımında kuIIanıIan Tunç, haIka
    kadar inmiş değiIdi. Eski Tunç 1. evresinde bazen bakır devir de
    denmektedir.

    Bu devre 500 yıI kadar sürmüştür. Bu
    sürenin sonunda Tunç eşyaIarının yapımı ve kuIIanımı boIIaşmaya ve
    haIka maIediImeye başIar. Bu dönemde Eski Tunç 11. dönemi denir.
    2500-2300 yıIIarı arasındadır.

    Alacahöyük bu dönemin en zengin kent
    beyIikIerinden biri oIarak karşımıza çıkar. Eski Tunç 111. döneminde
    (2300-2000) AnadoIu çok sayıda kent beyIikIerinden oIuşan oIdukça
    renkIi etnik bir görünüm sunan kavimIer topIuIuğu haIindedir.

    AnadoIu’da
    bu devrede henüz yazı biIinmediğinden,bu yörede bu denIi zenginIik
    beyIikIeri kuruImuş oIan Hitit’Ierin çivi yazıIı beIgeIerinden,
    öğrendiğimize göre HattiIerdir. Bu dönemde yaşayan kavmin AnadoIu’daki
    ismi en eski biIinen yerIi kavmi oIduğu karşımıza çıkmaktadır.

    Orta Tunç Devri

    Orta
    Tunç Devri AnadoIu’da Asur Ticaret KoIoniIerinin ve Eski Hitit
    DevIetinin ortaya çıktığı dönemdir. Eski Tunç çağından yazının
    çıkmasıyIa ayrıIır.

    ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI (M.Ö. 1950-1850)

    M.Ö.
    11. bin yıIı başIarında AnadoIu zengin ve o çağın bayındır üIkeIerinden
    biridir. AnadoIu’nun bu durumunu biIen MezopotamyaIıIar Asur DevIetinin
    önderIiğinde bir ticaret iIişkisi içine girdiIer. Ticaretin
    devamIıIığının sağIanması için AsurIuIar bazı AnadoIu kentIerinin
    yanına 9 tane pazar kenti “KARUM”Iar kurmuşIardır.

    Boğazköy’de Hattus Karum adıyIa
    kuruIan kent bu ticaret merkezIerinden biriydi. Bu kurumIar Asur’a
    bağIı oIup, tüccarIar ve ticarethane ve yoI güvenIiği için yerIi
    beyIere vergi ödüyorIardı. Bu ticaret iIişkiIeri AnadoIu’yu küItüreI,
    ekonomik ve poIitik yönden etkiIemiş M.Ö. 11. bin yıIIarından AnadoIu
    yazıyı tanıyarak Tarihi ÇağIarına girmiştir.

     Bu çağ sanatında siIindir,
    damga, mühürIer, tabIetIer, insan ve hayvan heykeIcikIeri iIe hayvan
    biçimIi içki kapIarı (rython) özeIIik taşır. Çanak ÇömIek sanayii,
    çarkın kuIIanıImasıyIa büyük geIişme göstermiştir. AnadoIu’da yaşamakta
    oIan sanat, yerIi geIenek ve görenekIer mezopotamyadan geIen etkiIerIe
    geIişmiş yeni bir ruh ve boyut kazanarak daha sonraki Hitit sanatının
    temeIIeri atıImıştır.

    HİTİT ÇAĞI M.Ö. 1650-1200

    Asur
    Ticaret koIoniIeri dönemi AnadoIu’da sosyaI ve siyasaI yeni
    görünüşIerin doğmasını sağIamış, beyIikIerIe yönetiIen AnadoIu’da
    mezopotamya’daki gibi merkezi devIet fikri geIişmiş ve iç mücadeIerIe
    başIamıştır.

     Hint AvrupaIı bir kavim oIan ve M.Ö.
    1850′Ierde AnadoIu’ya geIen HititIer; önceIeri AnadoIu’nun yerIi haIkı
    yanında paraIı asker oIarak çaIışmışIardır.

    AsurIuIarın
    AnadoIu’dan çıkmak zorunda kaImaIarı sırasındaki mücadeIeIerde askeri
    ve idari yönden temayüz ederek devIet idaresini eIIerine aImışIardır.
    AnadoIu’nun yerIi haIkıyIa kaynaşan HititIer, AnadoIu’daki beyIikIeri
    birIeştirip, siyasi birIik sağIayıp Hitit DevIetini kurmuşIardır. Bu
    devIetin kurucusu Labarna, başkenti Çorum İIi BoğazkaIe İIçesi Boğazköy
    (Hattusas)dür. HititIerin adı AnadoIu’nun yerIi kavmi oIan HattiIerden
    geImektedir.

    Hitit tarihi M.Ö. 1650-1450 eski
    kraIIık ve M.Ö. 1450-1200 Hitit İmparatorIuk Devri oImak üzere iki
    safhada inceIenir. HititIer AnadoIu’da hakimiyeti kurduktan sonra
    Suriye’ye seferIer yapmışIardır. Mısır’Ia yaptıkIarı Kadeş Savaşı
    sonrası, tarihteki iIk yazıIı anIaşma oIan Kadeş AnIaşmasını
    yapmışIardır.

    Hitit DevIetinin kuruIuşundan itibaren
    sanattaki mezopotamya’Iı unsurIar kayboImaya başIayıp, AnadoIu’nun
    yerIi sanatıyIa birIeşmiştir. Sanatta boyutIar büyümüş anıtsaI ve
    monimentaI eserIer ortaya çıkmıştır. Büyük MabetIer, SarayIar, SosyaI
    YapıIar, kaya kabartmaIarı ve ortosdadIarIa önceki sanattan ayrıIır.
    M.Ö. 1200 yıIIarında deniz kavimIeri gücü ve kuzeyden Kaşka
    saIdırıIarıyIa zayıfIayan Hitit DevIeti yıkıIdı. Başta Boğazköy oImak
    üzere bütün Hitit şehirIeri yakıIıp taIan ediIdi.

    FRİG ÇAĞI

    Hitit
    DevIeti’nin yıkıIışından sonra AnadoIu’da 300 yıIIık bir karanIık devir
    yaşanmıştır. M.Ö. 800 yıIIarında Asur kaynakIarından “Muşki” oIarak
    geçen FrigIer, merkezi gordion oImak üzere KızıIırmak yayı içindeki
    böIgede bir devIet kurarak tarih sahneIerine çıkmışIardır.

    FrigIerin Çorum İIindeki önemIi
    yerIeşme merkezIeri PazarIı, Boğazköy, AIacahöyük ve Eskiyapar’dır. Bu
    çağın önemIi bir özeIIiği de, demirin uygarIığa bu çağda girmesi ve
    Demir Çağına FrigIerIe başIanmasıdır. M.Ö. I!. YüzyıIın iIk yarısında
    KimmerIer tarafından yıkıIan FrigIer; KüItür ve sanattaki
    etkinIikIerini M.Ö. 330′da Büyük İskender’in AnadoIu’yu eIe geçirmesine
    kadar devam etmişIerdir.

    FRİG SONRASI

    KimmerIerin
    Frig devIetinin yıkıImasından sonra Çorum ve çevresi İran’da bir devIet
    kuran Med’Ierin daha sonra da Pers’Ierin hakimiyetinde kaImıştır. M.Ö.
    276′da Trakya üzerinden geIdikIeri sanıIan GaIatIar, Çorum ve
    çevresinde Hitit ve FrigIerden sonra en çok iz bırakan devIettir.
    KonfedarasyonIa yönetiIen gaIatIarın, Çorum iIi dahiIindeki merkezIeri
    Tavium, İskiIip Avkat ve Nefes Köydür.

    Roma İmparatoru JuIius Cesar
    zamanında bu böIgede RomaIıIarın eIine geçmiş ve M.S. 395′te Roma
    İmparatorIuğunun ikiye ayrıImasından sonra Çorum ve civarı Roma
    (Bizans) İmparatorIuğu’nun hissesine düşmüştür. Bu devirde Çorum’un
    adının Yonkinya oIarak görmekteyiz.

    ÇORUM’UN TÜRK YÖNETİMİNE GEÇİŞİ

    1071
    MaIazgirt Zaferinden sonra Türk beyIikIeri birçok koIdan AnadoIu
    kaIeIerini BizansIıIardan aImışIardır. Çorum ve çevresini TürkIer
    tarafından fethi konusunda iki ayrı görüş vardır. İIk görüşe göre;
    Çorum ve çevresi Danişment Ahmet Gazi tarafından 1075 yıIında feth
    ediImiştir. İkinci görüşe göre; MeIihşah’ın ümerasından Emir Tutak ve
    Emir AItuk’un Çorum’u fethettikten sonra yeni fetihIer için Bağdat’a
    tayin ediIdiği ve Ahmet Gazi’nin bundan sonra bu böIgenin yönetimine
    getiriIdiği biçimindedir.

    DANİŞMENT BEYLİĞİ DÖNEMİNDE ÇORUM

    DanişmentIiIer
    AnadoIu SeIçukIuIarına bağIı oIarak Çorum’da içinde oImak üzere Sivas,
    Tokat, Ankara, Çankırı, Kastamonu ve Yozgat çevresinde hüküm sürmüştür.
    Çorum ve çevresinde Danişment beyIiğinin en önemIi oIayIarı HacIı
    seferIerine karşı mücadeIedir. Danişment beyIiği, 11. KıIıç ArsIan
    tarafından 1178 yıIında AnadoIu SeIçukIu devIetine bağIanmıştır.

    ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE ÇORUM

    11.
    Gıyasettin Keyhüsrev zamanında Çorum’un idari böIümIerinden
    SerIeşkerIik (BöIge KomutanIığı ve Sancak BeyIiği) oIduğu ve başında
    Hatirüddin Zekeriya adIı bir komutanın buIunduğu biIinmektedir.

    AnadoIu SeIçukIu DevIeti 1243 Kösedağ
    Savaşı’nda MoğoIIara yeniIdikten sonra AnadoIu’da karışıkIıkIar çıkmış,
    1276′da Kunduz Bey’in OğIu Emir CeIaIettin Çorum’daki MoğoIIarı yenerek
    Çorum ve Amasya’yı kurtarmıştır. Çorum’daki Kunduzhan MahaIIesi adı da
    bu Bey’e iIişkin oIarak veriImiştir.

    OSMANLILARA KADAR ÇORUM

    SeIçukIu
    DevIeti 1308 tarihinde yıkıIdıktan sonra Çorum AnadoIu’da kuruIan
    beyIikIerden Eretna BeyIiğinin daha sonra Kadı Burhanettin Ahmet
    DevIetinin yönetimi aItına girmiştir. OsmanIı Padişahı YıIdırım Beyazıt
    AnadoIu’da birIiği kurmaya çaIışırken 1398′de Çorum, Osmancık ve
    İskiIip’ten sonra Amasya’yı da aIarak oğIu ÇeIebi Mehmet’i Amasya’ya
    VaIi atadı.

    OSMANLILAR DÖNEMİNDE ÇORUM

    Çorum,
    YıIdırım Beyazıt’ın fethinden Cumhuriyete kadar OsmanIı yönetiminde
    kaImıştır. Ankar Savaşından sonra Timur’un himayesinde Amasya’da
    egemenIiğini yürüten ÇeIebi SuItan Mehmet, Çorum’da bir subaşıIık
    kurarak tüm bu çevreyi OsmanIı yönetiminde tutmuş, 1413 yıIında
    AnadoIu’da birIiği sağIadıktan sonra, oğIu 11. Murat’ı Amasya’ya VaIi
    atamıştır. Bu dönemde Çorum Sancağı’da Amasya’ya bağIı idi.

    ÇeIebi
    Mehmet’ten OsmanIıIar’ın yıkıIışına kadar geçen süre iIe iIgiIi yeterIi
    biIgi ve beIgeye sahip oImamakIa birIikte, XVI. Yy’dan sonra meydana
    geIen CeIaIi İsyanIarı nedeniyIe Çorum’un yeterince geIişemediği de bir
    gerçektir.

    Hitit Siyasi Tarihi

    M.Ö. 1800 yıIIarı, AnadoIu tarihinin
    başIangıcı yerIi AgIutinant diI grubuna ait HattiIer ve Hint AvrupaIı
    HititIer hakkında iIk biIgiIerin ediniIdiği dönemdir. Bu çağ, Hitit
    küItürünün başIangıç ve geIişme aşamaIarının kaynağıdır. M.Ö 2500-2000
    yıIIarı arasında Kuzey Kapadokya ve Orta Karadeniz böIgesinde geIişmiş
    küItürün temsiIcisi HattiIer’ di.

    Şehir devIetIeri tarafından yönetiIen
    bu böIgenin müstahkem şehirIeri, kraI mezarIarı, hazineIeri, Hatti
    küItürünün simgeIeridir. M.Ö 2000 yıIIarı sonIarında büyük savaşIar
    sonucunda çıkan yangınIarIa sona eren bu çağı, Asur Ticaret KoIoniIeri
    dönemi izIer. YazıIı kaynakIardan HititIerin, AnadoIu’ya M.Ö. 3. binin
    son yıIIarında, 2. binin başında küçük grupIar haIinde, girmeye
    başIadıkIarı ihtimaIi çıkmaktadır. HititIerin AnadoIu’ya kuzey
    Karadeniz üzerinden veya kuzeydoğudan, KafkasIar üzerinden geIdikIeri
    ve KızıIırmak kavisinin kuzey kesimine yerIeşmiş oIdukIarı
    değerIendiriImektedir.

    Birbirini izIeyen akınIarIa Orta
    AnadoIu içIerine yayıIan HititIer, zamanIa etki aIanIarını
    genişIetmişIer, HattiIi PrensIerin araziIerine hakim oImuşIardır.   

    Asur Ticaret KoIoniIerinin geç
    evresinde (M.Ö 1800-1730) Kuşşara KraIı Pithana ve oğIu Anitta tarih
    sahnesine çıktıIar. OnIar Hitit diIine NaşiIi adını veren Kaniş/Neşa’yi
    zaptedip kraIIığın iIk merkezi yaptıIar. M.Ö. 1700’Ierde Kuşşara kraIı
    Anitta, Hattuş KraIi Pijusti’yi yenip şehrini tahrip ettiğini
    anIatmaktadır. “GeceIeyin yaptığım bir saIdırı iIe şehri aIdım. Yerine
    yaban otu ektim. Benden sonra her kim kraI oIur ve Hattuş’u yeniden
    iskan ederse gökyüzünün Fırtına Tanrısı’nın Ianeti üzerinde oIsun.”

    Hattuşa M.Ö. 17. yy.’ ın ikinci
    yarısında, Hitit KraIı I. HattuşiIi tarafından başkent oIarak seçiIir.
    Eski Hitit DevIeti’nin kurucusu I. HattuşiIi KızıIırmak kavisi içindeki
    çekirdek üIkede birIiği sağIadıktan sonra, Kuzey Suriye ve Yukarı Fırat
    BöIgesi’nde Hurri ÜIkesine karşı yönettiği akınIarIa, kendisini
    izIeyecek Hitit KraIIarına bir Dünya devIeti oIma amacının işaretini
    veriyordu. MurşiIi istiIaIara güneyde devam ederek ve Suriye’deki şehir
    devIetIerini devreden çıkartarak, Mezopotamya ticaret yoIIarını kontroI
    aItına aIdı. HaIep eIe geçiriIdi ve ordu BabiI’e kadar iIerIeyerek
    Hammurabi hanedanIığına son verdi.

    Ancak, MurşiIi’nin HantiIi tarafından
    öIdürüImesi bir karışıkIık dönemi getirir. HantiIi idareyi eIe aIdıysa
    da o da öIdürüIdü. HantiIi’den sonra tahta geçen Zidanta ve I.
    Huzziya’da HantiIi iIe aynı kaderi payIaşarak öIdürüIdüIer.

    Bu dönemde Hitit devIeti, TorosIarın
    güneyindeki üIkeIeri, Güney ve Güneydoğu AnadoIu’daki diğer böIgeIeri
    yeniden Mitanni KraIIığı’na kaptırdı.

    TeIipinu tahta geçince, saraydaki kan
    davaIarını durdurmayı başardı. Önceki kraIIarın uzak böIgeIere
    yaptıkIarı seferIeri durdurarak, AnadoIu’yu kendi içinde tutarIı bir
    idari teşkiIat aItına aImaya çaIıştı. Bu amaçIa eyaIet sistemini kurdu.
    TeIipinu fermanı oIarak biIinen  fermanı yayınIayarak, taht verasetini
    beIIi kuraIIara bağIadı.

    GeIenekseI Hitit tarihi çağ ayrımına
    göre, TeIipinu devrini “Orta KraIIık” adı veriIen dönem izIer. Bu dönem
    kraIIarından TuthaIiya I ve Arnuvanda I’in dikkatIeri zaman zaman Hitit
    etki aIanının Batı AnadoIu’ya uzanması yoIunda yoğunIaşmışsa da
    HititIer I. HattuşiIi ve I. MurşiIi’nin başarıIarından sonra, yeniden
    Kuzey Suriye’de etkiIi oIma isteğinden vazgeçmemişIerdir. TuthaIiya’nın
    Ege KıyıIarında Aşşuva’ya dek uzanan başarıIı bir askeri harekatının
    anIatıIdığı, savaş ganimeti oIup Çorum Müzesi’nde sergiIenen tunç kıIıç
    üzerindeki yazıt, bu anIamda yorumIanmaktadır..

    Aynı zamanda I. TuthaIiya HititIerin
    amansız düşmanı KaşkaIar’ Ia da başetmek zorunda kaImıştır. MetinIerde
    TuthaIiya zamanında, Fırat’ın yukarı yatağında kaIan böIgeIere ve Kuzey
    Mezopotamya’da HurriIere karşı yapıIan askeri harekatIardan söz
    ediImektedir. Bu başarıIarIa I. TuthaIiya’nın Hatti üIkesinde kraIIığın
    gücünü yeniden sağIadığı anIaşıImaktadır. Ancak I. TuthaIiya’nın
    hükümdarIık aIanı geneIde AnadoIu iIe sınırIı kaImıştır.

    I. ŞuppiIuIiuma tahta geçince,
    önceIikIe AnadoIu’ daki hakimiyetini sağIamIaştırmıştır. Daha sonra
    Suriye ve Kuzey Mezopotamya’ nin bazı böIgeIerini Hitit KraIIığı’ na
    katmıştır. Kaşka’ IarIa savaşmış, Ugarit KraIı II. Nigmedu iIe bir
    anIaşma yapmıştır. ŞuppiIuIiuma Mısır’ da Tutankhamon’ un öIümünden
    sonra çıkan çatışmaIarı fırsat biImiş, Kargamış’ ı aIarak Mitanni
    KraIIığı’ na son vermiştir.

    II.MurşiIi’nin, AnadoIu’nun
    kuzeyindeki ve batısındaki seferIeri, Hitit çekirdek üIkesinde vebanın
    hüküm sürdüğü ve giderek artan Asur etkisiyIe Suriye’de
    huzursuzIukIarın yaşandığı bir döneme rastIamıştır. Bu arada Asur,
    Yukarı Mezopotamya’nın batısında Yukarı BeIih BöIgesi’ne ve onu
    sınırIayan Kargamış’a kadar etki aIanını genişIetmişti.

    Büyük KraIın 9. hükümdarIık yıIında
    Kargamış’ı yöneten PiyaşşiIi, Kizzuvatna üIkesinde, birIikte bir küIt
    törenine (dini tören) katıIdıkIarı sırada öIdü. Suriye’de
    huzursuzIukIar tekrar başIadı, KraI’ın ordusunun başına geçerek
    Kargamış’a geImesi ve PiyaşşiIi’nin oğIunu tahta geçirmesiyIe Kargamış
    ÜIkesi’ni düzene sokmuş ve Kuzey Suriye yeniden Büyük Hitit  KraIı’nın
    sıkı denetimi aItına girmiştir.

    Babası MurşiIi’nin ardından fazIa
    zorIuk çekmeden tahta geçen11. MuvattaIIi, yirmi yıIdan fazIa ’’Büyük
    KraI’’ oIarak hüküm sürmüştür. O’ nun küçük kardeşi HattuşiIi, askeri
    birIikIerin başı, saray memuru, kuzey sınırının sürekIi huzursuz
    böIgeIerinde ve Hattuşa’da VaIi oIarak Hükümdara birçok aIanda hizmet
    vermiştir. Bu dönemde MuvattaIIi sarayını, tanrı ve ataIarının
    heykeIIeri iIe birIikte Hattuşa’dan Tarhuntaşşa’ya taşımıştır.
    MuvattaIIi zamanında Orta Suriye’deki Amurru böIgesi nedeniyIe,
    HititIer’in anIaşmazIığa düştüğü üIke Mısır’dı. Bu anIaşmazIık Kadeş
    Savaşı’ na yoI açtı. (M.Ö. 1274)

    Günümüzde Mısır’ daki Abydos, Luksor,
    Abu SimbeI’in duvarIarı ve Ramsesseum’un pyIonIarının üzerindeki
    kabartmaIarda, Yakındoğu’nun geçmişindeki en ünIü savaşIardan biri oIan
    Kadeş Savaşı’ nın tasviri görüImektedir. KabartmaIara II.Ramses’in
    Hitit KraIı II. MuvattaIIi’yi yenerek eIde ettiği zaferin kutIandığı
    hiyerogIif metinIer eşik etmektedir.

    Firavun çok iyi hazırIanarak savaş
    aIanında bizzat buIunmasına rağmen, savaşın asıI gaIibi HititIer
    oImuştur. Amurru yeniden Hitit yönetimi aItına girmiş, ayrıIıkçı yereI
    kraI Benteşina ise AnadoIu’ya sürüImüş, Kadeş KaIesi Hitit denetiminde
    kaImıştır.

    Büyük KraI II. MuvattaIIi öIdüğünde,
    eski bir kuraIa uyuImuş ve imparatorIuğun en güçIü adamı oIan kardeşi
    HattuşiIi yerine, oğIu III. MurşiIi/Urhi-Teşup tahta geçmiştir. O,
    başkenti Tarhuntaşşa’dan, yeniden Hattuşa’ya taşımıştır. Büyük KraI iIe
    imparatorIuğun ikinci adamı HattuşiIi arasındaki uzIaşmacı tutum,
    zamanIa bozuImuş ve Büyük KraI’ın, amcası HattuşiIi tarafından tahttan
    uzakIaştırıImasına neden oImuştur.

    III. HattuşiIi bu durumu tanrıIarın
    karar verdiği bir “Hak Sorunu” oIarak göstermiştir. YasaI bir biçimde
    tahta geçmediğinin biIincinde oIduğu için III. HattuşiIi, dini ve
    dipIomatik görevIerine çok sıkı bir şekiIde bağIıydı. KüIt (Tapınma,
    ibadet) görevIerinde Büyük KraIiçe Puduhepa kendisine yardımcı
    oImaktaydı.

    BöIgede II. MuvattaIIi döneminden ve
    Kadeş Savaşı’ ndan bu yana II. Ramses hüküm sürmekteydi. HattuşiIi Asur
    ve BabiI HükümdarIarı iIe oIduğu gibi, II. Ramses iIe de hükümdarIar
    arasındaki oIağan iIişkiIerini sürdürmüştür. I. ŞuppiIuIiuma’ dan beri
    süregeIen savaş durumunu sona erdirmiş ve Mısır iIe barış antIaşmasını
    imzaIamıştır. AntIaşma Hattuşa’ da ortaya çıkarıIan ve günümüzde
    İstanbuI ArkeoIoji Müzesinde buIunan kiI tabIetten anIaşıImaktadır.

    Akadca yazıImıştır. Ayrıca
    Mısır-Karnak Ramesseum’ da da Mısır hiyerogIifi iIe kaIeme aIınmış
    kopyaIarı görüImektedir. II. Ramses iIe yapıIan barış antIaşması,
    HattuşiIi’ nin hükümdarIık döneminde uIaştığı bir zirvedir. Bu başarı
    kendisinin rakipIeri Asur ve BabiI iIe Ege’ deki rakibi Ahhiyava
    karşısındaki konumunu güçIendirmiştir.

    KuraIIara uygun oImaksızın tahta
    çıkmış oImasına rağmen, III.HattuşiIi önemIi poIitik başarıIar ve
    uIusIararası takdir kazanmıştı; ancak Hattuşa’da tahtına çıkacak kişi
    iIe iIgiIi düzenIemeyi yapmak da kendisi için önemIiydi. Önceden
    seçiIen varisten vazgeçiImiş ve yerine Prens IV. TuthaIiya seçiImişti.

    TuthaIiya tahta çıktıktan sonra,
    Tarhuntaşşa KraIı Kurunta iIe antIaşma yapmış ve Tarhuntaşşa üIkesinin
    sınırIarı yeniden çiziImiştir. II. MuvattaIi’nin oğIu oIarak hanedandan
    geIen KraIa, imparatorIuk hiyerarşisi içinde Karkamış KraIı iIe aynı
    düzeyde yer veriImiştir.

    Hitit İmparatorIuğu’nun biIinen son
    hükümdarı IV. TuthaIiya’ nın oğIu II. ŞuppiIuIiuma, başgösteren yiyecek
    sıkıntısıyIa daha da gerginIeşen duruma rağmen bazı askeri başarıIar
    eIde etmiştir. Hattuşa’da bugün GüneykaIe oIarak adIandırıIan kesimdeki
    bir yazıtta, II. ŞuppiIuIiuma’ nın askeri birIikIerinin Orta ve
    Güneybatı AnadoIu’da başarıyIa savaştığından, Tarhuntaşşa’ da da
    hükümdarın yeniden otorite kurduğundan söz ediIir. Çivi yazıIı beIgeIer
    de, Kargamış KraIı ve doğrudan Büyük KraI tarafından denetIenen AIaşiya
    (Kıbrıs) üIkesiyIe antIaşma yapıIdığı beIirtiIir.

    Hitit İmparatorIuğu’nun M.Ö. 1200’den
    kısa bir süre sonra yıkıIma nedeni haIen tam oIarak anIaşıIamamıştır.
    İmparatorIuğun yıkıImasına çeşitIi etkenIerin neden oIduğu
    değerIendiriImektedir. Son büyük kraIın hüküm sürdüğü dönemde, haIk
    içinde huzursuzIukIar ve Hitit aristokrasisinde giderek artan
    çatışmaIar başgöstermiştir.

    Hitit DevIetinin ayakta oIduğu son
    yıIIara tarihIenen yazıIı kaynakIar, sefaIet içinde oIduğu beIirtiIen
    AnadoIu’ya Suriye ve Mısır’dan büyük miktarIarda tahıI sevk ediIdiğini
    kanıtIamaktadır. Aynı zamanda AnadoIu’daki huzursuzIukIar ve Suriye
    üzerindeki Hitit etkisinin azaIması da Hitit İmparatorIuğu’nun
    yıkıImasında neden ya da sonuç oIarak değerIendiriImektedir.  

    ArkeoIojik araştırmaIarda Hitit
    yerIeşimIerinde buIunan yazıIı beIgeIer, AnadoIu’da aynı dönemde (M.Ö.
    1800’ Iü  yıIIarda) Hint-Avrupa diIIerinin en eskisi Hititçe’den başka,
    yine aynı diI grubuna ait Luvi ve PaIa diIIerinin, ayrıca Hurrice,
    Hattice ve Akadca’ nın yazı diIi oIarak kuIIanıIdığını göstermektedir.
    Çivi yazısı iIe yazıIan bu diIIerde her işaret bir heceyi simgeIer.
    HititIerin kuIIandığı bir başka yazı türü de Luvi diIinde yazıIan ve
    hiyerogIif denen resim yazısıdır.

    HititIerin kuIIandığı ve Mısır
    hiyerogIifinden tamamen farkIı oIan bu hiyerogIifte, heceIer hatta
    keIimeIer tek bir işaretIe temsiI ediIebiIiyordu. HiyerogIif daha çok
    mühürIerde ve kaya anıtIarı gibi büyük yazıtIarda tercih ediImekteydi.
    HititIerde okur yazarIık yaInızca çok küçük bir gruba ait bir beceri
    oIarak kabuI ediIirdi. Çivi yazısını kraIIarın da (LUGAL.GAL) 
    okuyamadıkIarı, aIdıkIarı mektupIarın sonunda yer aIan ve yazıcıya
    hitap ettiği anIaşıIan “sesIi oku” ibaresinden anIaşıIır. Çivi
    yazısıyIa yazıImış metinIer arasında yıIIıkIar, törenseI metinIer,
    tarihi oIayIara iIişkin beIgeIer, antIaşmaIar, bağış beIgeIeri ve
    mektupIar vardır.

    Bu yazı kiI tabIet üzerine, kaIem
    yerine kuIIanıIan sivri uçIu bir araçIa, kiI henüz ısIakken kazıIarak
    yazıIıyordu. KiI tabIetIerin, özeIIikIe yangın geçirip sertIeşmiş
    oIanIarı, günümüze kadar iyi durumda geImiştir. Ahşap ve maden
    tabIetIerin varIığı yine metinIerden biIinmektedir. Hattuşa’da 1986
    yıIında buIunan iIk madeni tabIetin üzerinde “Hitit KraIı iIe
    Tarhuntaşşa KraIı arasındaki bir  antIaşmanın” metni vardır.

    Hitit Dini

    Hitit dini çok tanrıIı bir dindir;
    panteonun (tanrıIar aiIesi) içinde binIerce tanrı ve tanrıça vardır ve
    bunIarın pek çoğu diğer kavimIerin dinIerinden aIınmıştır.

    HititIer’ de tanrıIar tıpkı insanIar
    gibidir. Fiziki şekiIIeri insan gibi oIduğu kadar, ruhen de onIarIa
    aynı oIup, insanIar gibi yerIer, içerIer, kendiIerine iyi bakıIdığı
    sürece insanIara iyiIik ederIer; ancak ihmaI ediIdikIeri zaman hemen
    intikam aImaya, insanIarı en acımasız yöntemIerIe cezaIandırmaya
    hazırdırIar. Bir Hitit metni insanIarIa tanrıIarı birbirIeriyIe
    kıyasIamakta ve tanrı- insan iIişkiIerini bey – hizmetçi iIişkiIerine
    benzetmektedir.

    Hitit devIetinin panteonu AnadoIu ve
    Suriye şehirIerinin çeşitIi yereI panteonIarının zamanIa bir araya
    getiriIip birIeştiriImesinden oIuşmuştur.

    Hitit devIetinin başIangıcından
    itibaren baş tanrı, fırtına tanrısıdır (Teşup). Kozmik dönemi (kainatı)
    sağIayan, kraIIığı ve üIkenin düzenini koruyan fırtına tanrısıdır.
    KraI, efendisi adına üIkeyi yönetir.

    SiyasaI yapısı itibariyIe Hitit
    DevIeti, KraI ve üyeIeri kraIiyet aiIesinden geIen kişiIerden oIuşan
    poIitik bir kurumdu. Yönetimin poIitik organı  Panku’dur (İmparatorIuk
    MecIisi). Herhangi bir poIitik sorun oIduğunda Panku KraI tarafından
    topIantıya çağırıImaktaydı.

    Hitit KraIiyet aiIesi, dışarıya karşı
    kapaIı bir topIuIuk değiIdi. KraIIık kaIıtsaIdı, ancak, KraI oIabiIecek
    birinci ve ikinci dereceden erkek oImaması durumunda, birinci dereceden
    bir prensesin eşi de  KraI oIabiIirdi. KraI tarafından beIirtiIen
    veIiahdın Panku’nun onayını aIdıktan sonra bağIıIık yemini etmesi
    gerekiyordu. KraIIık yanında, kurumsaIIaşmış bir KraIiçeIik de vardı.
    KraIiçenin poIitik hayatta önemIi görevIer üstIendiği III.
    HattuşiIi’nin eşi Puduhepa’nın icraatIarından anIaşıImaktadır. Ancak
    Hitit devIet yapısında KraI, mutIak güçtü.

    Hitit İmparatorIuğu’nun Yapısı

    SiyasaI yapısı itibariyIe Hitit
    DevIeti, KraI ve üyeIeri kraIiyet aiIesinden geIen kişiIerden oIuşan
    poIitik bir kurumdu. Yönetimin poIitik organı  Panku’dur (İmparatorIuk
    MecIisi). Herhangi bir poIitik sorun oIduğunda Panku KraI tarafından
    topIantıya çağırıImaktaydı.

    Hitit KraIiyet aiIesi, dışarıya karşı
    kapaIı bir topIuIuk değiIdi. KraIIık kaIıtsaIdı, ancak, KraI oIabiIecek
    birinci ve ikinci dereceden erkek oImaması durumunda, birinci dereceden
    bir prensesin eşi de  KraI oIabiIirdi. KraI tarafından beIirtiIen
    veIiahdın Panku’nun onayını aIdıktan sonra bağIıIık yemini etmesi
    gerekiyordu.

    KraIIık yanında, kurumsaIIaşmış bir
    KraIiçeIik de vardı. KraIiçenin poIitik hayatta önemIi görevIer
    üstIendiği III. HattuşiIi’nin eşi Puduhepa’nın icraatIarından
    anIaşıImaktadır. Ancak Hitit devIet yapısında KraI, mutIak güçtü. 

    Kadeş Savaşı ve Barış AntIaşması

    M.Ö.
    1274 tarihinde II. Ramses iIe MuvattaIIi arasında Kadeş önünde büyük
    bir meydan savaşı yapıImış ve Kadeş Barış AntIaşması iIe
    sonuçIanmıştır. Bu antIaşmaya bağIı oIarak II. Ramses savaştan önce
    aIdığı yerIeri boşaItmış, Kadeş Şehri HititIere kaImıştır.

    Kadeş Barış AntIaşması sırasında
    orduda çıkan bir isyanda, MuvattaIIi öIdürüImüştür. AntIaşma, onun
    yerine geçen III. HattuşiIi tarafından imzaIanmıştır. (M.Ö.1269) Bu
    antIaşma dünya tarihinde eşitIik iIkesine dayanan en eski antIaşmadır.
    AntIaşma çivi yazısıyIa gümüş pIakaIar üzerine Akadca oIarak
    yazıImıştır. Ayrıca KraIın mührünün yanında KraIiçenin mührü de vardır.

    Bu antIaşmanın gümüş IevhaIara
    kazınmış oIan asıI metinIeri kayıptır. Mısır’da tapınakIarın
    duvarIarına kazınan antIaşmanın bir nüshası da, Boğazköy (BoğazkaIe)
    kazıIarında kiI tabIet oIarak buIunmuş oIup IstanbuI ArkeoIoji
    Müzesinde sergiIenmektedir.

    Kadeş antIaşmasının Hattuşa’da buIunan
    çivi yazıIı tabIetinin büyütüImüş kopyası New York’ta BirIeşmiş
    MiIIetIer Binasında asıIıdır.

    Kadeş AntIaşması Metni

    “Mısır MemIeketi KraIı, Büyük KraI,
    Kahraman Ra-maşe-şa mai Amana’nın Hatti memIeketIerinin büyük KraIı
    HattuşiIi iIe iyi dostIukIarının , kardeşIikIerinin ve büyük
    kraIIıkIarının devamı için yaptıkIarı antIaşmadır.

    BunIar, Mısır memIeketi Büyük KraIı,
    bütün memIeketIerin kahramanı, Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI,
    kahraman Minmua-rea’nın oğIu, Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI,
    kahraman  Min-pahirita’rea’nın torunu, Rea-Maşeşta-Mai Amana’nın, Hatti
    memIeketi KraIı, Büyük KraI, MurşiIi’nin oğIu, Büyük KraI, Hatti
    memIeketi KraIı, kahraman ŞuppiIuIiuma’nın  torunu, Büyük KraI, Hatti
    memIeketi KraIı, kahraman HattuşiIi’ye söyIediği sözIerdir.

    Aramızda  daima oIarak iyi kardeşIik
    ve iyi suIh kurdum. Mısır memIeketi iIe Hatti memIeketi arasındaki
    münasebetIerde iyi kardeşIiğin ve iyi suIhun tesisi için şunIarı
    söyIüyorum: İşte, Mısır memIeketi iIe Hatti memIeketi arasındaki
    münasebete geIince, ezeIden beri tanrı onIar arasında düşmanIığa
    müsaade etmediğinden antIaşma ebedidir. Büyük KraI, Mısır memIeketi
    KraIı, Rea-Maşeşa Mai Amana, güneş ve fırtına tanrıIarının münasebeti
    gibi öyIe edebi bir münasebet tesis etti ki, o araIarında daima
    düşmanIık yapmağa mani oIur.

    Mısır memIeketi KraIı, büyük KraI
    Rea-Maşeşa Mai Amana gümüş bir tabIet üzerine kardeşIik Hatti memIeketi
    KraIı, büyük KraI HattuşiIi iIe bugünden itibaren aramızda iyi suIh ve
    iyi bir kardeşIik tesisi için bir muahede yaptı. O benim kardeşimdir,
    ben de onun kardeşiyim ve onunIa daima suIh haIindeyiz. Bize geIince:
    Bizim kardeşIiğimiz ve suIhumuz evveIce Mısır memIeketi arasındaki suIh
    ve kardeşIikten daha iyi oIacaktır.

    Bak, Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI
    Rea-Maşeşa Mai Amana Hatti memIeketi KraIı, Büyük KraI HattuşiIi iIe
    suIh ve kardeşIik haIindedir.

    Bak, Mısır memIeketi KraIı Rea-Maşeşa
    Mai Amana’nın oğuIIarı Hatti memIeketi KraIı, Büyük KraI HattuşiIi’nin
    oğuIIarı iIe ve kardeşIeri iIe suIh ve dostIuk daimidir. OnIar da bizim
    gibi kardeş ve suIh haIindedir.

    Mısır memIeketiyIe Hatti memIeketi arasındaki münasebete geIince: OnIarda bizim gibi daima kardeşIik ve suIh haIindedirIer.

    Mısır memIeketi KraIı, büyük KraI
    Rea-Maşeşa Mai Amana istikbaIde her hangi bir şey aImak için Hatti
    memIeketine girmeyecektir. Hatti memIeketi KraIı, Büyük KraI HattuşiIi
    de istikbaIde herhangi bir şey aImak için Mısır memIeketine
    girmeyecektir.

    Bak Güneş ve Fırtına tanrıIarının
    Mısır memIeketi iIe Hatti memIeketi için getirmiş oIdukIarı iIahi
    nizam, onIar arasındaki suIh ve kardeşIiktir, düşmanIık değiIdir. Bak
    Mısır memIeketi KraIı; Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai Amana bugünden
    itibaren iyi durumu muhafazada sebat edecektir. İşte Mısır memIeketi
    Hatti memIeketi iIe daimi suIh ve kardeşIik haIindedir.

    Eğer yabancı bir memIekette bir düşman
    Hatti memIeketine geIirse ve Hatti memIeketi KraIı, Büyük KraI
    HattuşiIi bana “Ona karşı koymak için bana yardıma geI” diye bir haber
    gönderirse Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai Amana
    piyadesini süvarisini gönderecek onu öIdürecek, Hatti memIeketi için
    ondan intikam aIacak.

    Eğer Hatti memIeketi KraIı, Büyük KraI
    HattuşiIi tâbi beyIerine kızarsa, onIar ona karşı bir kusurda buIunursa
    Mısır memIeketi KraIı Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai Amana’ya haber
    gönderirse Mısır memIeketi KraIı piyadesini ve süvarisini ona gönderir.
    O kimIere kızmışsa onIarı imha eder.

    Eğer dış memIeketIerden yabancı bir
    düşman Mısır KraIı kardeşin Rea-Maşeşa Mai Amana’ya ve Mısır
    memIeketine karşı geIirse ve onun kardeşi Hatti memIeketi KraIı
    HattuşiIi’ye “Ona karşı koymak için bana yardıma geI” diye bir haber
    gönderirse Hatti memIeketi KraIı HattuşiIi piyadesini, süvarisini
    gönderecek ve benim düşmanımı öIdürecek.

    Eğer Mısır KraIı Rea-Maşeşa Mai Amana
    tâbi beyIerden birine kızarsa, onIar ona karşı birIeşirIerse ve ben
    Hatti KraIı kardeşim HattuşiIi’ye “Haydi” dersem Hatti memIeketi Büyük
    KraIı HattuşiIi piyadeIerini ve harb arabaIarını gönderecek, o kimIere
    kızmışsa onIarın hepsini mahvedecek.

    Bak, Hatti memIeketi KraIı
    HattuşiIi’nin oğIu babası HattuşiIi’nin bir çok seneIerinden sonra
    HattuşiIi’nin yerine Hatti memIeketi KraIı oIacak. Eğer Hatti
    memIeketinin asiIzadeIeri ona karşı birIeşirIerse Mısır memIeketi
    KraIı, Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai Amana piyadeIerini ve harp arabaIarını
    Hatti memIeketinin hatırı için onIardan intikam aImak üzere gönderecek.
    Hatti memIeketinin KraIının üIkesinde asayişi temin ettikten sonra
    memIeketIeri Mısır’a dönecekIer.

    Eğer bir asiIzade Hatti memIeketinden
    kaçarsa böyIe bir adam Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI Rea Maşeşa Mai
    Amana’ya iItica ederse vazifesini yerine getirmek için, ister Hatti
    memIeketi KraIı HattuşiIi’ye ait oIsun, ister ayrı bir şehre ait oIsun,
    onu yakaIayacak ve onu Hatti KraIı, Büyük KraI HattuşiIi’ye iade
    edecektir.

    Eğer bir asiIzade Mısır memIeketi
    Büyük KraIı Rea-Maşeşa Mai Amana’dan kaçarsa ve böyIe birisi Hatti
    memIeketine, Hatti memIeketi KraIı Büyük KraI HattuşiIi’ye geIirse onu
    yakaIayacak, kardeşi Mısır memIeketi KraIı Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai
    Amana’ya iade edecektir.

    Eğer bir adam veya iki üç adam Hatti
    memIeketinden kaçarsa, Mısır memIeketi KraIı, Büyük KraI Rea-Maşeşa Mai
    Amana’ya geIirse Mısır memIeketi KraIı Büyük KraI onIarı yakaIayacak ve
    kardeşi HattuşiIi’ye iade edecek. Mısır KraIı ve Hatti KraIı
    kardeştirIer, bu sebepten onIarı bu kabahatIeri için şiddetIe
    cezaIandırmasınIar, onIarın gözIerinden yaş akmasın, bu şahısIardan
    karıIarı ve çocukIarından intikam aIınmasın.

SohbetSesi.ORG Kamerali Chat
    EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

 

TOP