Saat sabaha karşı dört
Uyumadım yine bu gece
Rengârenk aydınlık şehre inat
Mütevazı mumla karanlık odamda
Seni
YokluÄŸunu
Olmayışını
Yahut olamayışını yazmaya çalışıyorum
Beyaz atlı prensinle uğraşırken sen
Bu tükenmişliğin içinde
Çaresizliğimi bitirecek çareler arıyorum ben
Milyon ÅŸiir yazsam
Milyon gül diksem
Gözlerinin alabildiği yere
Adını
Yüreğimin sana direniş duvarlarına
Kazısam milyon kez tırnaklarımla son bir umut
Biliyorum
Tükenen yalnızca ben olacağım
Hep kaybeden
Zulaları zehir yüklü kamyonun
Çarpıp çiğnediği
Dokunulmayan köpek cesedi gibi sahipsizim
Dolunay bulutların ardına sığındığı
Saniyelerin asırlara direndiği gecede
Kırılmak nedir bilmeyen şu soğukluk ayrı dert
Ne olur fazla üsteleme
Tükenmişlik sadece
Sadece bitmiÅŸlik bende
Merdiven altı imalatı değil
Benim için
Tartışılması söz konusu bile olmayan aşk
Nazarında kuru gürültüymüş
Sana kalsa
Ben kimim ki
Belki beni sevmezsin
Nefret edersin hatta
Ama olsun
İkimizi de severim ben
Sen uyumaya devam et
Seni seviyorum ya
İstersen benden daha yürekli
Daha da azimli ol
Bu aÅŸk engellenemez
İşte bu benim zaferim
Zafer bazen kaybedenlerindir…
SEMİH POLAT

